Eğitimde Dönüşümler

Eğitim ve öğretimde büyük bir dönüşüme şahit oluyoruz. Bu dönüşümün en büyük sebebi, şüphesiz ki hızlı teknolojik gelişmelerdir. Gerçekten eğitime karşı büyük haklı bir ilgimiz var, ve kısmen bunun sebebi, eğitimin bizleri o hakkında hiç bir fikrimizin olmadığı geleceğe taşıyacak olan yegane araç olması. Eğer düşünecek olursak, bu yıl okula başlayan çocuklar 2065 yılında emekli olmuş olacaklar. Ve dünyanın sadece beş yıl içerisinde bile neye benzeyeceği kimse tarafından tahmin edilemiyor. Ve bizler bu belirsiz gelecek için onları eğitmekle hükümlüyüz. Olaya böyle baktığımızda mevzu bahis tahmin edilememezliğin korkutucu boyutlarda olduğunu söyleyebiliriz.

Buradan hareketle, eğitimin en önemli dinamikleri olan öğretmenin değişen rolüne, öğrencinin değişen profiline ve dolayısıyla da okulların değişmesi gereken yapısına da düşünmek için zaman ayırmalıyız.

Ken Robinson'un 2013 yılında TED'de yaptığı konuşmadaki şu ifadeler, bunları destekler niteliktedir:

"Sorun, geçmişte yaptıklarıyla geleceği yakalamaya çalışıyorlar. Ve bu şekilde okula gitmekte herhangi bir amaç görmeyen milyonlarca çocuğu yabancılaştırıyorlar. Okula gittiğimizde şu hikayeye sarılırdık, eğer sıkı çalışırsan ve bir üniversite diploması aldığında, bir işin olacaktı. Çocuklarımız bu hikayeye inanmıyorlar ve bunu yapmakta haklılar…" Ken Robinson

Bilgiye ulaşmanın çok kolay hale geldiği günümüz şartları, okulları öğrenciler için daha anlamlı ortamlar haline getirmemizi zorunlu kılmaktadır. Eğitimde teknoloji kullanımın yaygınlaşmaya başlaması, sınıflarda ve hatta okullarda bir dönüşüme gitme ihtiyacı ortaya çıkarmıştır. İşte bu dönüşüm, teknolojinin sağladığı imkânları öğretimde etkili bir biçimde kullanma ve öğrencileri bir üretim sürecinin içine dâhil edip, onlara çağa uygun öğrenme ortamları tasarlamakla gerçekleşecektir.

Mitchel Resnick (2002)  şöyle diyor:

“ Bugün çocukların okullarda öğrendikleri bir çok şey kağıt-kalem devri için tasarlanmıştır. Bizim, müfredatları dijital çağa uygun olarak güncellememiz gerekiyor. Bunun birinci sebebi açık: Okullar öğrencileri dijital toplumda hayatta kalmak için gerekli düşünce ve becerilerle donatmalıdır. Bir de ikinci sebebi var: Yeni teknolojiler sadece öğrencilerin neler öğrenmeleri gerektiğini değiştirmiyor, neler öğrenebileceklerini de değiştiriyor”

Öğrencilikte Dönüşümler

"Onlar her yerde; metroda kulağında IPOD’u ile müzik dinleyen ve elinde cep telefonu ile yazışan genç kız. Seni bilgisayar oyununda yenebilen, ve cep telefonu ve laptoptaki karmaşık problemleri çözebilen sekiz yaşındaki çocuk. Bilgisayar çöktüğünde problemi hemen çözebilen ofisteki genç stajyer." (Palfrtey & Gasser, 2008).

Gerçek şu ki, bu jenerasyon çok özel. Onların çalışması, ödev yapması, okuması ve birbirleriyle iletişim kurması öğretmenlerinin büyüme tarzından çok farklı. Bu jenerasyonun farkının en etkili sebeplerinden birinin teknoloji olduğu çok açıktır. Modern teknoloji insanların hayatını etkiliyor ve değiştiriyor. Bu değişimin en büyük hissedarı çocuklar oluyor.

Araştırmada Dönüşümler

"Bugünlerde eğitim sisteminin bozulduğunu söylemek moda haline geldi. Halbuki bozulan birşey yok. Mükemmel bir şekilde yapılandırılmış halde duruyor. Sadece artık bu sisteme ihtiyacımız kalmadı. Son kullanma tarihi geçti yani." Sugata Mitra

Mitra'nın bu söylemleri eğitim araştırmalarında artık farklı bir boyutta seyretmemizin gerektiğini de vurguluyor aslında. Hızlı teknolojik gelişmelerin beraberinde getirdiği dönüşümlerden eğitim araştırmaları da nasibini almaktadır. Yapılacak araştırmalar ve çalışmalar bu dönüşüme doğru bir şekilde yön verdiği müddetçe eğitim alanında kayda değer gelişmeler görülecektir.

EĞİTİM DÜNYASINDA DAHA FAZLA YER EDİNEN KAVRAMLAR:

blended learning, flipped classroom, interaktivity, differentiation, personalization, social media, clouds, tech integration, curriculum, digital citizenship, PBL, Professional Development

Comment Stream